 |
Fikirde,
daima ruhçu, tecritçi, sezişçi, keyfiyetçi, sır idrâkine bağlı ve İlâhî
vahdeti tasdikçiydi. Yani, çocukluk günlerindeki ilk ürpertilerinden 1934
yılına kadar, dur-durak bilmez taşkın ve başıboş ruhu, muazzam çalkalanmalarına
ve anaforlarına rağmen ana istikâmetini hiç kaybetmedi.
•
"O
ve Ben" adlı otobiyografik eserinde, hayatının en "kritik"
kesitlerinden biri olan "Bahriye Mektebi Yılları" itibariyle,
birkaç cümleyle özetlediği, 30 yaşına, yani 1934 yılına kadarki muhasebesi
şöyledir:
"O güne kadar muhasebem, her unsuriyle hassasiyetimi gıcıklayan koca
bir konak, her ferdinin nereden gelip nereye gittiğini bilmediği uğultulu
bir cereyan içinde, her ân iniltilerle açılıp örülen mırıltılı kapılar
arasında ve bütün bir ses, renk ve şekil cümbüşü ortasında, beş hassemin
sınırı tırmalayıcı ve ilerisini araştırıcı derin bir (melankoli) duygusundan
ibaret...
Bana çocukluğumdan kalan ve ilerdeki basamaklarda gittikçe kıvamlanan
bu hassasiyet, sonunda, Büyük Velî'nin eşiğine yüz süreceğim âna kadar
-otuzuna yaklaşıncaya denk- mücerret, müphem, formülleşmemiş ve sisteme
girmemiş, hayat üstü bir hayat, ideal hayat hasretinin, kulaklarıma devamlı
fısıltısını akıttı.
Oniki yaşımdan yirmi küsur, hatta otuz yaşıma kadar süren, güya kendime
gelme, billûrlaşma ve şahsiyetlenme çığırımda, şu veya bu bahanenin çarkına
tutulmuş, döner, döner ve kendimi hep günübirlik bahanelerin hasis kadrosunda
belirtmeye çabalarken, bu fısıltıya; seslerin, renklerin, şekillerin ve
mesafelerin ötesindeki hakikatten çakıntılar bırakıp geçen bu fısıltıyı
hiç kaybetmedim. Madde içi hayatta parende üstüne parende atarken, madde
ötesi hayatın, ruhumda daima ihtarcısına, gözü uyku tutmaz nöbetçisine
rastlıyor; ve arada bir bu nöbetçinin selâmını alıp yine beni sürükleyen
çarklara takılıyor, ona:
-Haydi, beni nereye götüreceksen götür, kime teslim edeceksen et!
Diyemiyordum.
Otuz yaşıma kadar da muhasebem budur.
...Hayatım, başından beri muazzam birşeyi bulmanın cereyanı içinde akıyordu.
Şu veya bu miskin vesilenin hassasiyeti içinde birini arıyordum. Birini..."
|
 |