|
 |
 |
33)
MÜDAFAALARIM
Eser
: 47 / Müdafaa |
Necip Fazıl
Kısakürek'in mahkeme arşivlerinde çürüyüp yokolmuş pek çok savunmasının
dışında, 1946'da Sümerbank dâvasından başlayarak, özellikle ünlü
"Malatya suikasti dâvası"nın yer aldığı; onun mücadele tarihine
ışık tutan, "zor günler"deki üslûbunu, üstün mantık ve diyalektiğini
örneklendiren kitaptaki savunma konusu diğer dâvalar şunlardır:
Türklüğe Hakaret Dâvası (1947); Rejimi Kötüleme Dâvası (1947); Şapka
Dâvası (1950); Hükümetin Manevî Şahsiyetini Tahkir Dâvası (1965);
b.d. Fikir Kulübü Dâvası (1967); 5816 sayılı kanuna muhalefet Dâvası
(1968); Devletin temel nizamını din ölçüleriyle değiştirmeyi kast
suçunu düzenleyen 163'üncü maddeyi ihlâl Davası (1969); İdeolocya
Örgüsü Dâvası (1970)... Kitapta, Malatya Hadisesinden hemen sonra
yayınladığı "Maskenizi Yırtıyorum" adlı broşürü, 1,5 yıl mahkûmiyetle
neticelenen ve vefatı sebebiyle infaz edilemeyen Vahidüddin Dâvası'na
dair bilgi ve belgeleri ve çeşitli dâvaların basına yansımalarını
gösteren gazete küpürlerini de bulmak mümkün.
|
 |
 |
34)
VELİLER ORDUSUNDAN 333 (Halkadan Pırıltılar)
Eser
: 49 / Siyasî Hatırat |
Evliyâ menkıbeleri…
Ebu Hâşim Sofi'den başlıyarak, herhangi bir silsile ve tarih endişesine
kapılmadan, kol kol, karmakarışık ve umumî şekilde yüzbinlerce namsız
ve nişansız velî arasından 333'ünün; "aklın patladığı ve hesabın
kül olduğu sınırdan ilerideki âlemde meclis kuranlar"ın hikayesi…
Kitabın son
bölümünde, "Kadın Erenler"den bir kısmı şu ölçü altında levhalaştırılmakta:
"Kadın, velîlik şartlarına büründüğü zaman,
fazl bakımından erkeği geçer." 1945 Büyük Doğu dergilerinde
tefrika edilen ve "Halkadan Pırıltılar" ismi altında defalarca basılan,
fakat bir türlü layıkiyle bütünleştirilemeyen eser, nihayet 1976
yılında bizzat kendisi tarafından son şekline kavuşturulmuştur.
|
 |
 |
35)
BENİM GÖZÜMDE MENDERES
Eser
: 7- 8 / Piyes |
Demokrat Parti,
daha kurulduğu andan itibaren Necip Fazıl için bir muvazaa partisi
olmaktan öte bir anlama sahip değildir. Adnan Menderes ise hep bir
ümit mevzuu olarak kalmış, fakat bir türlü kendisinden beklenen
"hep"çi ve "gözükara" tavrı takınamamıştır. Necip Fazıl bu eserinde,
Adnan Menderes vasıtasiyle bir nevi kendi siyasi hal tercümesini
kaleme almıştır. Adnan Menderes ile Demokrat Partiyi de kendi ruh
aynasında biçimlendiği şekliyle anlatmıştır. Gerçeğe tam bağlı subjektif
bir metod kullandığı eseri hakkındaki şu uyarısı önemlidir: "Eserime
alaka duyacak olanlar, orada önce beni, davamı, sonra Adnan beyi,
partisini ve etrafını bulacak ve bütün bunların iç hakikatlerini
bende tecelli etmiş şekilleriyle göreceklerdir."
|
 |
 |
36)
İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ
Eser
: 7- 8 / Piyes |
"Bu
eser, benim bütün varlığım, vücut hikmetim, her şeyim... Ben, arının
peteğini hendeseleştirmeye memur bulunması gibi, bu eseri örgüleştirmek
için yaratıldım. Şiirlerim de, piyeslerim de, hikâyelerim de, ilim
ve fikir yazılarım da sadece bu eserin belirttiği bina etrafında
bir takım "müştemilât"dan başka bir şey değil... Güzelim Türkçenin
"katık" tâbiri ne kadar yerinde. Gerçek gıda "nân-ı aziz" dediğimiz
ekmektedir ve gerisi, ona katılmaktan kinaye "katık"tan ibaret...
İçinde yüzde elliden fazla (hidro-karbone) cevher bulunduran ekmek,
pastaların üstündeki her türlü krema ve (fantezi) oyunlarına sırt
çevirmiş, kuru ve yavan, fakat besleyici ve kurtarıcı fikre ne güzel
remz!.. İşte, ezel kadar eski ve ebed kadar yeni, topyekûn insanlık
çapındaki dâvanın bu eserini tamamlarken, onu, gıdasını Büyük Doğu
ekmeğine borçlu bildiğim Anadolu gençliğine ithaf ederim." N.F.K.
/ 1968
|
|