 |
 |
37)
MÜMİN KÂFİR
Eser
: 51 - 53 |
|
|
Mümin-Kâfir
|
|
|
Vecdimin
Penceresinden
|
|
|
Bir
Pırıltı Binbir Işık |
MÜMİN - KÂFİR:
Diyalog tarzında kaleme alınan eserde, iman ve küfür kutuplarını
temsilen Mümin ve Kâfir isimli iki hayali kişi, çeşitli konularda
tartışır ve birbirilerine fikrî üstünlük kurmaya çalışır. Gerçekte
ise Mümin, karşısında sadece soru sormaya, itiraza ve inkara memur
Kâfir vasıtasiyle her inanmış insanın sahip olması gereken sâf iman
ve fikir diyalektiğini temsil eden ve ortaya koyan ideal tipten
bir örnektir.
İnsan, İspat, Akıl, Peygamberler, Felsefe, Kutsal Kitaplar, Namaz.
Oruç, Hac, Zekat, Merhamet, Zina, Sirkat (Hırsızlık), Ceza, Laisizma,
Muhabbet-Nefret, eserdeki diyalog konularıdır.
VECDİMİN PENCERESİNDEN:
Sorarak, ölçerek ve şüphe ederek arayan aklın değil, doğrudan doğruya
kavratan, kalb yoluyle açıkça gösteren vecd ışığı altında keyfiyetler
âlemine bakış…
BİR PIRILTI
BİNBİR IŞIK: Çoğu Hazret-i Ömer'in hayatına ait binbir ibret levhası…
İbretli sözler, menkıbeler ve ölçülerden bir demet.. Eserin ilk
yayın tarihi Kasım 1986'dır.
|
 |
 |
38)
SENARYO ROMANLARIM
Eser
: 54 - 62 / Senaryo |
Necip Fazıl'ın,
birçoğu film haline getirilerek sinemalarda gösterilmiş bütün senaryo
romanları: Sen Bana Ölümü Yendirdin, Deprem (Çile), Kâtibim, Villa
Semer, Vatan Şairi Namık Kemal, Canım İstanbul,Ufuk Çizgisi, Son
Tövbe, En Kötü Patron…
|
 |
 |
39)
ÇÖLE İNEN NUR
Eser
: 63 / Din ve Tasavvuf |
"Eserimi...
Her yıldızla her yıldız arası yollar ve yönler kadar çok ve dolaşık...
Dünya yolları ve yönlerinden... Biricik ulaştırıcı yolu ve eriştirici
yönü bana gösteren... Otuz yaşımdan sonraki hayatıma temel atan...
"Altun Halka'nın asrındaki en büyük kutbu... Efendim, irşad edicim,
can kurtarıcım... Esseyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri'nin yüce
ruhaniyetine ithaf ediyorum..." 26 Mayıs 1972 / N.F.K.
Allah Resulünün
mübarek hayatları… Eserin yazılışı bir hayli maceralıdır. İlk olarak
1950 tarihinde kaleme alınmış, 1952 Büyük Doğu'larında "Allahın
Sevgilisi" ismiyle pek kısa bir bölümü tefrika edilmiş, 1956'da
bu kez "O" başlığıyla yayınlanmaya başlamış, fakat yarım kalmış
ve arada birkaç eksik kalan teşebbüsten sonra, 1969'da nihai şekline
ve ismine kavuşmuştur. Çöle İnen Nur, Siyer kitaplarının alışılmış
anlatımlarından farklı bir üslubu yansıtıyor. Eserin takdiminde
bu farklılık şöyle ifadelendirilmektedir:
"Tefsir, Hadîs, siyer ve nakil olarak en emin
kaynaklardan devşirili ve kaynaklarını tek tek göstermek tasasından
uzak bu eser, "Başlangıç" yazısında da belirtildiği gibi, sadece
iman sahiplerine hitap edici, hiçbir aklî teftiş, tespit ve ispat
gayretine düşmeyici, mutlak "doğru" üzerine hissî ve teessürî bir
çatı kurucu ve eğer bir kıymeti varsa onu bu noktada toplayıcı bir
denemedir; ve akla verdiği pay, onu bazı noktalarda yine akılla
iptal etmekten ibarettir. Bu bir ilim değil, sanat eseridir ve ilmin
içini ve dışını tahkik selâhiyetinde olmadığı mukaddes kapıya, ancak,
inanmış ve teslim olmuş sanat tavriyle sokulmaktan başka çare yoktur.
" / N.F.K.
|
 |
 |
40)
SON DEVRİN DİN MAZLUMLARI
Eser
: 64 / Tarih |
"Bu
eser, 'Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar'dan sonra beklenmesi ve ona
eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İmân ve ideal uğrunda
umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden
ele alınması ve hususi planda gösterilmesi… Bu yakın tarih ve hususi
plân, İttihad ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini
gördüğümüz İslâm nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en
kuduz zulüm kılıciyle düşürülen mazlum başların hikâyelerini anlatır."
/ N.F.K.
|
|